17 Kasım 2016 Perşembe

EDİ İLE BÜDÜ…


Biz;
 küçücük yağmur kuşlarıyız,
İki sevgili.
Hani ;
Dolu yağınca ölürler ya…

Bir yağmur sabahında,
Pencereni açıp,
Onlara yem at.
Onlar;
İyilik yapanı bilirler ya…
               Edip kaymak.

              06 mersin……..
EDİ İLE BÜDÜ…


Biz;
 küçücük yağmur kuşlarıyız,
İki sevgili.
Hani ;
Dolu yağınca ölürler ya…

Bir yağmur sabahında,
Pencereni açıp,
Onlara yem at.
Onlar;
İyilik yapanı bilirler ya…
               Edip kaymak.

              06 mersin……..

12 Kasım 2016 Cumartesi

DÜŞ…

Bu iş hatır-gönül işi değil,
İşimiz gönül borcu.
Bu kez;
Seninle yürüyeceğim.
Ellerini bırakmayacağım bu sefer.

Seninle bakacağım yıldızlara,
Denize,dalgalara,
Seninle…

Artık;
 Turnaları seninle bekleyeceğim.
Senin için ıslık çalacağım.
Senin için serçe besleyeceğim.
Artık;
Rodrigez i senin için dinleyeceğim.
Artık ;
Bütün şarkılar kavuşmak üzre.
Senin için severim artık,
Tren raylarını.
Bu sazı senin için çalarım,
Senin içindir bu ud taksimi,
Şu bozlak sana,
Şu uzunhava senin.
Artık;
Şu Metrisin önünde seni beklerim.
Artık,
Beni Mamak tan sen çıkartırsın.

Sabahın seher yelinde,
Uzun bir yolculuğa,
Seninle beraber.
Arkaya bakmadan seninle,
Uykusuzbir geceden sonra;
Bilmem nereye…
Bir kuşluk vakti,
Beraber yürürüz.
Bilmem ne körfezinde…
Bilmem ne meyhanesinde,
Beraber içeriz bu şarapları.
Bakarsın;
Mihribanı bizim için çalarlar.
Belki,hava bizim içic açar.
Bakarsın lodos bile esmez;
Senin için.
…velhasıl sadece,
Sen olsan yeter…
Papatyalar,şarkılar,
…ve yarin yemenileri.
Hepsi hikaye.
Gün gelir belki;
Hayatlarda,
Hikayelerde,
Sana hasretde biter…

‘ağlasınlar,
Kimin gözlerinde yaş varsa…
Uçurtmalar onların olsun;
Kimin gönlünde düş varsa…
                        Edip kaymak.

                        12 kasım 06.mersin.

10 Aralık 2015 Perşembe

GÜLAĞA KİRVEM…

İhtiyar;
Kör bir çobanın,
Bir eline değnek verip,
Öbür elinden de tutarak;

Son isteği bu olduğu için,
Zara nın köse dağına çıkaracağım…
o hissettiklerini bana,
ben gördüklerimi ona anlatacağım…

bir kör,
bir çoban,
bir gökyüzü ve Gülağa Kirvem.
O İzoluyu anlatacak,
Ben dumanı ,sisi,ve Bayırkuşlarını.

Hayat böyle.
Dizinde derman olmayanların ,
Yürekleri nasıl da koşarmış…
Hayallerin dağlarında,

Kör çobanlar nasıl da yaşarmış…

28 Kasım 2015 Cumartesi

Sen;
Benden gittikten sonra,
Hüzünlü bir şarkıydın.
Rüyalarım bile soğuktu.
Zemheriydin,karabasandın,karakıştın…
Kasvetli bir güz gecesinde;
Soğuk Sivas ın,
Soğuk bir kış gecesinde,
Soğuk bir otel odasında,
Yapayalnız,beş parasız,terk edilmiş,
…ve çaresiz.
Benden giderken,
Hayallerimi çalan,
Umutlarımı tırpanlayan yine sendin.

Ölülerin çenelerini bağlarlar ya;
Suskunluğum öylesineydi.
Çetin kaya da ki posta treni vardı ya,
Onun yalnızlığı gibiydim.
hani şu Zara da,
lapa lapa yağan kar vardı ya,
umursamaz.
Onun gibiydim artık.

Sonra avcılar;
Anne geyikleri vurmadan gittiler.
Zebaniler;
Ölülerin çenelerini çözüp kaçtılar.
Leyla ile Mecnun kavuştular.
Gün doğdu hapishanenin en ücra hücresine.
Kız kuşlarının yavruları,
Yumurtadan çıktılar.
Bahar geldi cümbür cemaat.
Umutlarımız yeşerdi.
Suyun toprakla buluşması gibi buluştuk.
Umutları olanlar;
Hayat boyu koşarmış…
Aşkı birkez yakalayan;
Hayat boyu yaşarmış
…
                                27 kasım 15.mersin.

14 Kasım 2015 Cumartesi