26 Mayıs 2011 Perşembe

HANİ..

HANİ…

Hani;
Biz bu lanet olası şarapları;
İçine aşk katıp,
Beraber içecektik…
Hani;
Bu uğursuz şişenin yerinde,
Omuzun olacaktı.
Hani;
salya-sümük ağlayıp,
…sonra sevişecektik…
‘…
Hüzün, böyle basar mıymış?
Yazısı sökülmüş şarap;
Böyle ağlatır mıymış adamı…’


Al sana da;
Ayrılıktan bir yudum.
Anla ne halde olduğumu.
Boğazında hıçkırıklar biriksin,
Haydi bakalım vefasız;
Yut yutabilirsen…

Aşk;böyle bir şey.
Adını bilmediğin şarap.
Tadını bilmediğin ihanet.
…adını ayrılık koy gecelerin;
Yat yatabilirsen…

İçin yansın canım,
Şarap ve aşktan.
Her ihanette, kalbin parçalansın.
Ay gökyüzünde yükselirken;
Artık durmaz,
Gider yüreğin.
Giden hayalleri canım tut.
…tut tutabilirsen…

Bu sevda seni de yorar.
Seni de ağlatır bu hatıralar.
Acıyan.kavrulan bütün hayaller;
Kalbimizin her köşesinde canım.
İstersen sök at;
…at atabilirsen…25.05.11.

3 Ocak 2011 Pazartesi

ASLINDA AVNİYLE...

ASLINDA…1.

Bir gece yarısı;
Kör bir ata binip gitmek var.
Bir rüzgarın ıslığına takılıp,
Uçmak gibi…
Aslın da;
Zil-zurna sarhoş olmak var.
Körkütük olana kadar;
İçmek gibi…

Aslın da;
Çulun dört pöçüğünü,
Suya vermek var.
Benden sonra Tufan derler ya.
Hangi korkular seni bağlayacak…
El-alem ne derse desin.
Bundan sonra arkandan,
Kim ağlayacak…

Şu trenler geç kalksın istiyorum.
Sağanak yağmurlar,
Körpe çiçeklere.
Yıldırımlar;
Körlerin değneklerine düşsün…
Ölüm bile üzülsün; vakitsizliklere.
Bülbüller;
Ölüm vakti ötüşsün…
Aslın da;
Bütün hayallerin belini kıracaksın.
Kemanların en ince tellerini de.
Beni de bunlar delirtiyor Avniciğim.
Bunlar uçuruyor Hindi-kuş Dağlarına.
Aslın da;
Öten horozun sesinin,
Resmini yapabilseydim Avni.
Belki; ikimiz de mutluluğu yakalayacaktık…
İki deli kol kola;
Yeni yürüyen çocuklar gibi.
Hayatı yalpalayacaktık…
Ne gereği varmış rüyaların.
Ne çok ta biriktirmişiz hasretleri.
Ben şimdi Çetinkaya’ da;
Bir posta trenindeyim.
Her yer karla kaplı,
İncecik bir dere,
Pırıl, pırıl bir su.
…ve ben çok susuzum…
İnsan posta treninin bile;
Dumanını özlermiş…
İnsan her şey güzelken bile;
En kötünün yolunu gözlermiş…

Aslın da;
Bu eski şarkıları dinlemeyeceksin.
Gökyüzünü bile hayal etmeyeceksin.
Yeniden bakacaksın…
Eskinin neyi varsa;
Bir çuvala doldurup,
Kör kuyularda yakacaksın…

Eskiden çember çevirmişiz de;
Ne olmuş yani.
Ne varmış şu eski bayramlarda,
Eski hediyelerde…
Neymiş bu eski dostlar hikayesi ?
Demek ki eskimişler, bitmişler.
Eski hikayeler de…
Aslında;
Bu gurbeti ne çok biriktirmişiz.
Eski paltoları boşa saklarmışız Avni.
Aslında öldürmek varmış,
Bütün hayalleri…
Sonra götürüp;
Ejder Tepesine gömmek varmış.
El ele;
İki Deli…
15 nisan’10.Mersin…

30 Aralık 2010 Perşembe

GAMZE 'YE

GAMZE ’ye…

Hasret dağ başında sis,
Seven yalnız yar değil…

Gurbet;
Berbat bir ölüm,
Kalacak diyar değil…


’89 ılıca

GAMZE 'YE

29 Aralık 2010 Çarşamba

BİZİM MAHALLE 8

BİLİRMİSİN…

Buğulu camların dibinde mahzun.
Donuk akşam rüzgarının,
Son nefesinde Sen…
Beklerim bir ömür bilir misin?
Gelirim desen…

Bilir misin?
Havalanmaz oldu artık,
Akşam Kuşları…
Kader bile tökezler sevgili,
Çıkılmaz bu bahtın,
Bu yokuşları…

01 Mart ‘80

BİZİM MAHALLE 7

ESKİ KONAK…

Eski konağın penceresi,
Ocak sönenden beri,
Serçeleri kovar
Pervazlardan…

İster Konağın halini dinle
Serçelerden.
İstersen Hocaları dinle
Beynamazlardan…

Zara’83

BİZİM MAHALLE 6

MIZRAP…


İşte o mızrap benim,
Yüreğinize tel, tel vuruyorsa…

O sevda benimdir dostlar;
Bir koku,
Bir başörtüsünde,
Yıllarca duruyorsa…


Edip Kaymak…