29 Aralık 2010 Çarşamba

BİZİM MAHALLE 6

MIZRAP…


İşte o mızrap benim,
Yüreğinize tel, tel vuruyorsa…

O sevda benimdir dostlar;
Bir koku,
Bir başörtüsünde,
Yıllarca duruyorsa…


Edip Kaymak…

BİZİM MAHALLE 5

NİNE…


Hey ihtiyar nine
Yalnızlık çok zor diyorsun.
Akşamları;
Bize misafir gelsene…

Edip Kaymak…

BİZİM MAHALLE 4

NEVİN…

Kargalar;
Nevin geçerken ötün.
Uyanayım…
Bir yanda uyku,
Bir yanda Nevin.
Hangisine dayanayım…

BİZİM MAHALLE 3

HANİFE HATUN ’un DULLUĞUNDA…


Sahibin gitti gideli,
Nasılda öğrendin bak.
Yastıkların konuşmadığını,
Resimlerin dil bilmediğini…

Geceler öğretir insana…
Yalnızlığın çekilmediğini…

Şöyle veya böyle;
Elbet gelecek sonu hayatın…
Maziyi bıraksan da,
Öksüz bırakma erikleri,
Hanife Hatun…

’85 zara Edip Kaymak…

BİZİM MAHALLE 2.

HANİFE HATUN…

Sende gittin öylemi,
Gelmemi beklemeden…
Gerçi böylesi daha hayırlı ,
Sürünerek ölmeden…

Birkaç tutam tel vardı saçında siyah.
Bilmem ki;
onlarda ağardı mıydı…
Acelen neydi ki Hanife Hatun,
Sabri Emmi;
gel diye çağırdı mıydı…

Yalan söylemeyim,
Hiç ağlamadım arkandan hiç.
Bizde aynı yolda yolcuyuz ya…

Yalnız;
Eriklere su yürüdüğü bir gece,
Sizin için içtim.
Komşuyuz ya…

3 şubat’86 Zara.

BİZİM MAHALLE.1

BİR SİSLİ YOKUŞ…

Bir sisli yokuştan çıkılır
Evimize…
Tokmaklarında ahşap kapıların,
Huzuru bulursunuz.
Tanıdık çehreler karşılar,
Güler bize…

Eskimiş pervazlarına çiğ düşmüş.
Anamın seccadesine Nur…
Bir sisli yokuştan çıkılır evimize,
İnsan huzurdan yorulur…


Kestane ağaçlarını bilmeyiz biz.
Sedirlerimizde basmalar örtülü.
Kırlangıçlarımız vardı saçaklarda,
Zamansız mevsimlere alışamadılar,
Öldüler…

Bilemediler soğuktan ölmek suçmuş…
Ölüm neyler ki bize,
Gözyaşı niye ki;
Gidenlerin arkasından.
Almak için yaratmış…

Ha bir Ud sesi gelmiş içerden,
Ha kapıyı Anam açmış…

Pusat ‘85

21 Ağustos 2010 Cumartesi